Ya İstiklal Ya Ölüm

Ya Sev Ya Terket

“Utanç Duvarı” Yıkıldı, Mehmedim Yoksa Sana Yol mu Göründü!!!

KKTC Makamlarının Lokmacı Krizinde tanımladıkları “Utanç Duvarı” nihayet 8 Mart 2007 gecesi 22:00 civarında yıkılmaya başlandı ve yıkıldı! Hemen ardından değerlendirmeler geldi ve “Başardık!”!!! Acaba kim başardı? Diye soru sormadan geçemeyeceğim. Bizim hükümetimiz ve siyasilerimiz diyorlarki “Rumlar uzlaşmazlık direnişlerine daha fazla devam edemediler ve duvarı yıkmak durumunda kaldılar!” 

 Duvar yıkıldıktan iki gün sonra 10 Mart’ta Esnaf ve Zanaatkarlar odasının 6. Genel Kurultayına katıldım. Odanın başkanının adı Hürrem Tulga. Tam bir birleşik Kıbrıs sevdalısı. Açılış öncesinde bir dakikalık şehitler için saygı duruşu yapıldı ama İstiklal marşı okunmadı. Konuşmalar büyük bir coşku içinde yapıldı. Tulga, Lokmacı köprüsünün yıkılmasını kendilerinin gösterdikleri büyük çabalar sonucu alındığını vurguladı. Sonra birden vatandaş insiyatifi adındaki bir Rum kuruluşu olan insiyatif yetkilisi Valentinu Sofeklitus adlı Rum kadın(müthiş bir mini etek ve arkadan yırtmacı ve göğüs dekoltesi ile) kürsüye çağrıldı ve Kurultayla iligili mesajını okuması istendi. Kurultay’da Sofeklitus söz almak istediğinden kendisine bu imkan verilmiş. Kürsüye çıkan Sofeklitus Rumca konuşmaya başladı. En son tercümesini Tulga yaparak Sofeklitus’un ortak vatan ortak mücadele içinde Lokmacının yıkıldığını, Elen Liderliğinin plana hayır demesinden ötürü üzgün olduğunu ama mücadelenin devam edeceğini belirtti. Konuşması ardından büyük bir alkışla yerine uğurlanan Sofeklitus’un memnuniyeti gözlerinden okunuyordu.  

Peki “Duvarı Rumlar yıkmaz” diyen bizim “uzmanlar”, Duvar yıkılması olasılığı karşısında şimdi ne yapacaklar?  

Hemen ilgili yerlere görüş sordum. Bana “merak etme asker çekilmez” dendi. Onlara aynen şunu söyledim: Rumların duvarı yıkmayacağını da söyleyerek “merak etme” demiştiniz.  

Hatırlanacağı üzere duvarı yıkmak için Papadopulos’un şartları vardı: Türk askeri çekilmeli, bölgede mayınlar temizlenmeli, sembolleriniz yani bayraklarınız kaldırılmalı.. 

Peki ne oldu? Rumlar duvarı yıktı ve yıkılan duvarın önüne Yunan ve “Kıbrıs Cumhuriyeti” bayrağı astılar. Şimdi bayraklarımız karşılıklı birinirine bakıyor.  

 Duvarların yıkılması ardından neler açıklandı? 

Ø      PAPADOPULOS: “şimdi görelim bakalım Ledra caddesinin açılması için sorun halen duvar mı? Biz engelin duvar değil, Türk askerinin varlığı olduğunu söylüyoruz. Şimdi Türk askeri bölgeden çekilecekmi? Bölgeden Türk askeri çekilmedikce buradan ivil geçişe müsade etmeyeceğiz.

Ø      RUM YÖNETİMİ SÖZCÜSÜ PAŞARADİS: “Türk askeri geçiş noktasındakalmaya devam ettiği sürece Ledra Caddesi açılmayacak. Orada ciddi bir güvenlik ve Türk askerinin bölgeden çekilmesi sorunu var. Türk tarafı caddenin açılmasını istiyorsa askerini çekmeli

Ø      AKEL YAYIN ORGANI HARAVGİ: “ledra barikatı yıkıldı, sırada Türk ordusunun bölgeden uzaklaştırılması var. “Cumrbaşkanı Papadapulos, Brükselde geçidin açılmasının önündeki engelin RMMO barikatı değil, Türk askerinin bölgedeki varlığı olduğunu göstermeyi amaçlayan tek taraflı bir hareket” yaptıklarını amaçladı.

Ø      RUM BELEDİYE BAŞKANI ELENİ MAVRU: “Türk tarfı duvarın yıkılmasına karşılık vermeli ve ciddi güvenlik sorunlarını çözmeli”

Ø      ABD ELÇİSİ SCHİLLER: “Lokmacı köprüsünün açılması ile Avrupa’nın son bölünmüş şehir de birleşecek”

Ø      AKPM BAŞKANI LİNDEN: “Papadopulos Lefkoşa’nın Berlin Duvarını yıkarak güvenin yeniden inşa edilmesine yardım ediyor. Talat’ı Kıbrıs Türk askerinin Ledra Caddesinden geçenler tarafından görülmemesini sağlamak için cesaretlendirdim. Kıbrıs artık Avrupa’nın son bölünmüş başkentine sahip oluşun utancını taşıyor olmaktan acı duymak durumunda değil. Papadopulos’un jestini yapıcı bir şekilde onurlandırmak ve Kıbrıs Türk askerinin Ledra Caddesinden çekilmesini sağlamak gerekir.”

Ø      RUM GÜNLÜK GAZETESİ FİLELEFTHEROS: Türk tarafı bölgeyi askersizleştirmezse duvarın yıkılmasına karşın geçit açılmayacak. Hükümet, “sahte devletin” bütün yasadışı sembollerini kaldırması talebinde ısrar edecek. Hükümet BM’ye sunduğu öneride askeri güçlerin ilk aşamada 100’er metre geri çekilmesini ve daha sonra Lefkoşa’nın tamamen askersizleştirilmesini ve bölgedeki binaların tamir edilmesini istedi.

Ø      RUM GAZETESİ SİMERİNİ: “Ledra’daki mevzi yıkıldı, barikatların açılması söz konusu değil, şimdi Türk askeri gidecek”

Ø      AB KARARI SEVİNÇLE KARŞILADI: AB KOMİSYON BAŞKANI OLLİ REHN: “uzun süredir beklenilen geçiş noktasının açılması, Lefkoşa’da iki toplumu biribirine yaklaştırma yolunda önemli sembolik bir adım olacaktır.

Ø      BM GENEL SEKRETERİ KIBRIS ÖZEL TEMSİLCİSİ MICHAEL MOLLER: “Lefkoşa’nın tarihi noktasında bir geçiş kapısı açılmasına yönelik olumlu adım” dedi.

Ø      RUM MECLİS BAŞKANI VE AKEL GENEL SEKRETERİ DİMİTRİS HRİSTOFYAS “ASKER KALKSIN”dedi.

Ø      KKTC CUMURBAŞKANI TALAT: “Biz Duvarı yıkmış, 2005’ten beri bekliyorduk”

Ø      KKTC BAŞBAKANI SOYER: “Bizim İstikrarlı Siyasetimizin Sonucu oldu. Bu gelişmeyle Kıbrıs Türk halkının siyasal eşitlik ve iki bölgelilik temelinde çözüme doğru yol alışına yeni bir kilometre taşı daha eklenmiştir.” Üstüne üstlük Rumlar şimdi de Lefke bölgesindeki Gemikonağı duvarını kaldırma hazırlığına başlamışlardır… 

Peki şimdi ne oldu? Rumların duvarı yıkması ne manaya geliyor? 

Türk tarafı “bir adım önde olma, iyi niyetini birleşik kıbrıs mücadelesinde” göstermek için Genel Kurmayın itirazlarına karşın yıkma kararı aldı. Rumlar duvarı yıkmadıkları için “suçlu ve uzlaşmaz” duruma düştükleri yansıtıldı. Ancak şimdi eğer Türk askerini bölgeden çekmeyi kabul etmezse Türk tarafı uzlaşmaz olacak. Şimdi Türk tarafını oldukca yoğun baskılar beklemektedir.  

Eğer Genel Kurmayın karşılıklı duvar ve köprü kaldırılsın görüşü dikkate alınsaydı yine ayni durum mu olacaktı?

Hayır. Eğer Genel Kurmayın görüşü dikkate alınsaydı, Türk tarafı erken aceleci davranmasaydı ve birlikte yıkma kararı alsalardı o zaman kırmızı çizgilerden sapma söz konusu olmayacaktı. Yani Rumların bizimkiler köprüyü yıktığında ortaya koydukları koşulları hükümsüz olacaktı. Çünkü ayni anda açılması kararlaştırılan lokmacı kapısı için denge korunacaktı.  

Şimdi Türk askeri çekilecekmi?  

Genel kurmayın tavrına karşılık köprünün yıkılmasının ardından, şimdi Birleşik Kıbrıs sevdasında olanların başta Esnaf ve Zanaatkarlar odasının ve diğer tarafların bölgedeki  esnafı ve halkı “ASKER ÇEKİLSİN” eylemlerine götüreceği ortadadır. 

 Lokmacı barikatının bölgesindeki esnaf ne diyor köprünün ve duvarın kaldırılmasına? 

 Oldukca memnuniyet verici buluyor. Birleşik Kıbrıs için oldukca olumlu adım olarak görüyor.  

Şimdi biraz geçmişe Annan planı dönemine dönelim, Verheugen ne demişti? Kıbrıs Berlin Duvarının birleştiği gibi birleşecek! Bugün Rumların Duvarı yıkması nasıl değerlendirildi?  

Berlin duvarından sonra Avrupa’nın tek bölünmüş şehri de birleşmesinin adımı atılıyor! 

Peki ne olacak ? Türk askeri çekilir mi? Yoksa arkamıza rahatca dayanalım mı?  

Hepimiz imkansız diyoruz….ama görülemeyen bir oyun var. Sivil başkaldırı! Şimdi Türk askerinin 100 metre ordusunu geri çekmesi eylemleri olacak. 100 metre geri çekilmesi adadan çekilme değildir mesajları verilmek istenecek…hal bununla kalmayacak. İlkten beri hep yazdım, vurguladım, hedef Türk askerinin gönderilmesi. Bazı yetkililer Amerika çözüm isteseydi çoktan olurdu, bir kötü plan Kıbrısta sunulsa TBMM reddeder, rahat olun diyorlar!  

Ama görmüyorlar ki içten halkın beyni yıkanıyor, gençlerimize Rum kardeşliği öğretiliyor, tarih kitapları değiştirildi, manevi değerlerimiz yok edildi…Şuursuz bir millet olmamız için oluk oluk paralar fonlar akıyor..akıtanlar kimler, AB, ABD,BM,GKRY.neden acaba? AB mali yardım veriyor. Neden? “Birleşik Kıbrıs” için!,

“Kuzeyin kontrol edilemeyen bölge” olmasından ötürü yeninden GKRY’ne bağlanmasını sağlanması için!  

Ne üzücüdür, ne acıdır bu olanlar. Tarihin tekerrürünü tekrar yaşayacağız…Kıbrıs birleştirilecek ama sonunda kara fırtına kopacak!!! 

Bakınız, 8 Mart gecesi duvarın yıkımının başladığı saatlerde İstanbul’dan adaya gelmiştim. Trabzondaydım. Son günlerde Türkiye’nin devamlı surette gündeminde “kötü” tutulmak istenen yerindeydim. Oranın havasını soludum, suyunu içtim, insanını tanıdım. Ve Trabzonumuzu gezdim,  KTÜ’de İşletme ve Ekonomi Kulübünün davetlisi olarak orada bulundum ve Kıbrıs’taki son gelişmeleri aktardım. Adaya döndüğüm 8 Mart gecesinde yol yorgunluğundan televizyonlara bakamamıştım. Ancak 9 Mart günü gazetelere sabah baktığımda, Rumların gece duvarı yıkma çalışmaları başlattıklarını gördüm..”Utanç duvarını” yıktıklarını gördüm…gözlerim yaşla dolmuş ve isyanımdan yerimde duramıyordum. Çünkü 9 Mart günü Baf’ta Rum saldırılarında hunharca katledilen 10 Kıbrıs Türkünün şehit edilişinin günüydü…Kasap bıçakları ile ayakları doğranan, şişlerle delik deşik edilen, kafaları nacak ve baltalarla paramparça edilip beyinleri çıkarılan şehitlerimizin yıldönümüydü… 

  

 İşte Baf Şehitlerimizden gözü açık gidenlerden bazılarından bir resim… 

Şimdi bu tarihi unutturanlar, tarih kitaplarının değişimine imza koyanlar Kıbrıs Türkünü uçurumdan atmak için çalşıyorlar. Rum yunanın siyasetine hizmet ediyorlar…Yazıklar olsun! 

Mayıs 9, 2008 Yazan: antitayyeap | “Utanç Duvarı” Yıkıldı | | Henüz Yorum Yok