Kasım 2005
Jandarma Er Oğur Parparoğlu, Uludere’de teröristlerle çatışırken yaralandı. Babasını cep telefonuyla aradı.
“Alo baba, arkadaşlarımın hepsi şehit oldu. Ben vuruldum. Vücudumu hisstemiyorum. Bende şehit olacağım, hakkınızı helal edin. Annem üzülmesin.”
Başbakan Tayyip Erdoğan’ın yanıtı;
“Askerlik yan gelip yatma yeri değildir, canım kardeşim.”
Aralık 2005
Piyade Onbaşı Halil Kömür, Şemdinli’de şehit düştü. Gaziantep’te toprağa verildi. Baba Ahmet Kömür;
“Vatan sağolsun, bir olum daha var, o da vatana feda olsun, Türklüğünden utanan Başbakan utansın.” dedi.
Başbakan RTE, bu sözleri nedeniyle acılı babaya, 11 ay 25 gün hapis cezasıyla sonuçlanan bir dava açtı!!!!!!
Eylül 2006
Jandarma Asteğmen Burak Okay, Şırnak’ta şehit düştü. Yüreği yaralı annenin çığlığı yayıldı.
“Oğlumu bisiklete bindiremedim ben, kaza yapıp ölür diye. Devlet okulunda okutmadım döverler diye. Ben oğlumu askere gönderdim. Ben oğlumu bunun için mi yetiştirdim?”
Başbakan RTE’den yanıt hemen geldi.
“Bu şeiht annesine özellikle telofon açmadım. Yakınmalar, Komutanın yakasına yapışmalar. Eeee şimdi telefonda aynı durumla ben karşılaşırsam bunu mu dinleyeceğim?”
Ey halkım! Sen ki bin destanla yaratmışsın bu ülkeni! Sen ki binlerce şehit kanıyla yazmışsın yazgını…
Bir avuç bedbaht’a sildirme o koca tarihini!!!
Bastığın yerleri ‘toprak’ diyerek geçme, tanı!
Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehid oğlusun, incitme, yazıktır, atanı.
Verme, dünyâları alsan da bu cennet vatanı.
