Bugün olağanüstü bir şey oldu…
Aslında gelişi ta 15 gün önce Ankara’dan seslendi bize…
Kimileri için kapkara bir gündü…
Kimileri içinse bayram yeri gibiydi!Aslında içim içime sığmıyor!
O kadar insanı bir arada görmek… Kilometrelerce ötede aynı amaçla toplanan insanların olduğunu bilmek seslerini işitmek..
Parçalanmaz bir azimle laikliğe, vatana, Ata’ya sarılmak..

Vurulmak ama yıkılmamak bu olsa gerek!
Kolumuzu kanadımızı kırdılar… Satılmadık ne fabrikamız ne madenimiz ne de toprağımız kaldı..
Ama unuttukları birşey var!
Bizler onlardan çok daha güçlü çok daha büyük bir düşmanı yenmiş bir milletin çocuklarıyız…

Üzülüyorum… Çok üzülüyorum..
Orda olamayanlar için çok üzülüyorum!
Omuz omuza yürüyemediklerimiz için bizim safta olmayanlara acıyorum…
Damarlarındaki asil kanın kıymetini bilmeyenlere üzülüyorum…

Aynı cevherin çocukları, torunlarıyız… Ama egemenliğin, bağımsızlığın ve laikliğin ne demek olduğunu kavrayamayanlara üzülüyorum… Orada olmak ve içten bir şiir okumak gibi aynı anda şehit kanı Türk Bayrağını göklere yüceltmek…
İşte bu duguyu yaşayamayanlara ve yaşayamayacak olanlara üzülüyorum…
Çok efkarlıyım..
Yaşam ve ölüm arasında Vatan için Millet için Bağımsızlık için bir şey yapamayanlara yapamayacak olanlara çok üzülüyorum…

Bugün ikinci bir tarih yazdık…
Düşünüyorum acaba Atatürk bugünü görseydi ne derdi acaba diye…
Sonra tutamıyorum, yaşlar iniyor gözlerimden…
Dalgalandırmak semalarda Türk Bayrağını bağımsızlığın rengini…
Sonra haykırmak “Atam izindeyiz!” diye!!!

Üzülüyorum, üzülüyorum…
Damarlarında dolaşan asil kanın farkına varamayanlara çok üzülüyorum…
Bu yazım bugün 29 Nisan Mitingine katılanlara ve Yüce Türk Milleti’ne armağan olsun…
Güzel günler göreceğiz…

